GEBELİKTE SIK SORULAN SORULAR

GEBELİKTE SIK SORULAN SORULAR

GEBELİĞİN İLK 3 AYI

Gebeliğin ilk belirtileri – adet gecikmesi ancak adetler düzensiz ise idrar sıklığı, aşırı yorgunluk, bulantı ve veya kusma, meme hassasiyeti de ilk yakınmalardan olabilir. En erken gebelik tanısı kan örneğinde hCG ölçümü ile döllenmeden 8-11 gün sonra yani henüz adet gecikmeden bile konulabilir. Sağlıklı bir gebelikte kandaki hormon değeri 2 günde bir 2 kat (en az yüzde 66) artmalıdır. Daha hafif artışlarda bile (yüzde 33) gebeliğin sağlıklı olup olmadığından emin olmak için hormondaki yükselme oranının izlenmesinde yarar vardır. Gebeliğin 60-70nci günlerine kadar yükselmeye devam eden hormon düzeyi daha sonra düşmeye başlar ve 100-130ncu günlerde en düşük düzeylerine iner. En erken 1000-1500 mIU/ml değerlerinde gebelik kesesinin vajinal ultrasonda görülebilmesi beklenir. Eczaneden alınan idrar gebelik testleri de yeterince hassas olsalar da yine de doğru sonuç için adetin 1 hafta geçmesinin beklenmesi akıllıca olacaktır.

Yumurta(oosit)erkek tohum hücresi (sperm) ile döllendikten (fertilizasyondan) kaç gün sonra rahim (uterus) boşluğunu örten dokuya (endometrium) yerleşir? – Fertilize oosit fertilize olduktan 4-7 gün sonra uterusa girer ve burada 90-150 saat kadar serbestçe yüzer. Çoğunluğu 16 hücreli morula aşamasında (fertilizasyondan 6 gün sonra), adet döngüsünün uzunluğuna göre adetin ilk gününden itibaren 16-30ncu günlerde (sırasıyla 28-45 gün süreli adet döngülerinde) endometriuma tutunur (implante olur). Endometrium gebeliğin tutunması için uygun şekilde hazırlanır (desidualizasyon), anne ile erken gebelik ürünü arasında ortak damarlaşma ve kan alışverişi başlar. Bu döneme kadarki erken gebelik sürecinde annenin maruz kaldığı zararlı hiçbir etken bebekte özürlülük durumu yaratmaz, hücre sayısı çok az olduğu için zararlanma olması durumunda zaten erken gebelik sonlanır. Bu erken gebelik dönemine zararlı etkenlerden olumsuz etkilenme açısından “ya hep ya hiç dönemi“diyoruz.

Kan örneğinde hCG düzeyi yüksekse çoğul, çok daha yüksekse molar gebelik (üzüm gebeliği) düşünülmelidir. Gebelik sonlandırıldıktan sonra veya düşük şeklinde sonlandıktan hemen sonra hCG hormon düzeyi sıfırlanmaz, uzun süre titresi düşerek de olsa yüksek devam eder. Test tekniğindeki laboratuar hatalarından dolayı veya aşırı su içme sonucu seyreltilmiş idrar örneğinde veya bazı ilaçların etkisiyle test yalancı negatif çıkabilir yani gebelik olduğu halde yokmuş gibi sonuç rapor edilebilir.

Gebelikte normal kabul edilmesi gereken değişiklikler – Erken gebelikte hormonal değişikliklere,  daha ileri haftalarda ise uterusun büyümesine bağlı olarak uterusta kramplar olabilir. Ancak giderek şiddeti artan veya kanamayla birlikte giden kramplar düşük ya da dış gebelik olasılıklarını akla getirmelidir.

Bulantı, kusma, karında büyüme, dışkılama alışkanlıklarında değişme, artan idrar sıklığı, çarpıntı (kalp atımının hızlandığını hissetmek), özellikle hareketle nefes darlığı, göğüs kafesinin özellikle solumayla yukarı doğru belirginleşmesi, kalpte stetoskopla üfürüm duyulması ve özellikle günün ilerleyen saatlerinde ayak bileklerinde ve ayak sırtında şişlik, diğer gebelikte normal olarak kabul edilebilecek değişiklikler arasında sayılabilir.

Yorgunluk ve uyku hali – Göreli olarak kan basıncı düşüklüğü, kan şekerinde azalma, hormonal ve metabolik değişiklikler, fizyolojik gebelik anemisi (kansızlık) özellikle erken gebelikte bu yakınmalara yol açabilir. Beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi, hekiminizin kararı ile belki demir takviyesi gerekebilir.

GEBELİĞİN İKİNCİ 3 AYI

Kemik, adele, eklem aralığı ve bağ dokusu değişiklikleri sonucu vücut şekil bozuklukları – Karındaki büyümeyi dengelemek için vücut postüründe  değişiklik olur ve omurga öne doğru bükülerek (lordoz) ağırlığın bacaklar üzerine binmesini sağlar. Nadiren omurga arkaya doğru açılanarak kamburlaşmaya (kifoz) da neden olabilir. Uyum sağlamak için boynun ve omuzların uyum pozisyonu alması sinirlere bası yaparak kollarda ağrı, zayıflık ve uyuşukluk nedeni olabilir. Relaxin ve benzeri salgılar eklem aralıklarının gevşemesine, yer çekimi merkezinin yer değiştirmesine ve denge bozukluğuna yol açabilir. Benzer nedenlerle eklem gevşemesi, kemik kaybı ve adele spazmı aynı zamanda gebelerin çoğunda bel ve kalça ağrısı nedenleridir.

Pelvis kemiği (leğen kemiği) kız çocuklarında adet başlangıcından 3 yıl sonraya kadar büyümesine devam eder. Bu nedenledir ki ergen doğumlarında bebeğin başının doğum kanalında takılıp kalma riski vardır. Gebelikte kemik kaybı (osteoporoz) menopoz sonrası kaybın 2 katı kadar hızlıdır. Gebeliğin 20. haftasına kadar gebeler kemik yoğunluklarının yüzde 2sini kaybederler ancak kayıp doğumdan, en geç emzirme kesildikten sonra büyük ölçüde geri döner.

Bebek hareketleri ilk ne zaman hissedilir – Kabaca 5 aylık gebelikte, daha önce doğum yapmışlar 4 aylıktan itibaren bebek hareketleri göbek deliğinin hemen altında hissedilmeye başlanır. Daha önce hareketleri hissettiklerini söyleyen gebelerin fark ettikleri çoğunlukla barsak hareketleridir. Gebelik büyüdükçe hareketler daha belirginleşir, sayıca artar, bazen ileri gebelikte bebeğin dizi, dirseği gözle görülür şekilde karından görülebilir. Gebeler hareketleri sürekli duyacaklarını düşünerek bebeklerinin sağlıklarından endişe ederler oysa özellikle başlangıçta ve iş görürken değil, ileri gebelik haftalarında ve dinlenirken bebek hareketleri daha belirgin fark edilir. Bebeklerin uzun uyku dönemlerinin olduğu unutulmamalıdır. Yine de aktif bebek hareketlerinin belirgin şekilde azalması hekime haber vermeyi gerektirebilir. Sağlıklı bir bebeğin ilk hareket  etmesinden itibaren 1 saat içinde en az 10 hareketinin hissedilmesi beklenir ki bu hedefe hemen daima ilk 5 dakikada ulaşılır.

ÜÇÜNCÜ 3 AY –

Normalde 70 gm ağırlık ve 1 ml. hacme sahip uterus, gebeliğin sonunda 1 kg ve 20 L büyüklüğe, armut şeklinden top gibi yuvarlak şekle ulaşır. Üç aylıktan sonra alt orta karın bölgesinde ilk defa elle hissedilebilir büyüklükten 5 aylıkta göbek deliği seviyesine ve giyimli olarak bile dışarıdan gözle farkedilebilir duruma gelir.

Doğumdan önce memelerden süt salgısı – Normalde doğumdan sonra özellikle bebeğin emmesi ile başlayan süt salgısı, bazen 5 aylık gebelikten itibaren de sulu ıslaklık şekilde hissedilebilir.

Cilt  ve saç değişiklikleri – Gebelikte salgılanan melanosit uyaran hormon, estrojen ve progesterona bağlı olarak meme uçlarında, göbek etrafı ve altı orta hattı boyunca, koltuk altı ve yüz cildinde renk koyulaşması görülür. Güneş ışığı koyulaşmayı artıracağından koruyucu krem sürmekte yarar vardır. Doğumdan sonra azalır. Ayrıca el içlerinde kırmızılık, ciltte kaşıntıya yol açacak döküntüler ortaya çıkabilir.  Çoğu gebede sivilcelenme artarken bazılarında aksine ciltte düzelme olur. Lokal tretinoin ve sistemik tetrasiklin gebelik süresince kullanılmamalıdır. Nemlendiriciler, temizleyici kremler uygulanabilir.

Büyüyen gebelikle birlikte, aynen şişman insanların kilo verdikten sonra geliştirdikleri gibi, karın cildinde çatlamalar olağandır. Cildin elastik dokusu yeterli ise krem ve benzeri önleyici yöntemler gerekmeden hiçbir çatlak oluşmaz ve iz kalmaz. Aksi durumda ise ne yaparsanız yapın, ne kullanırsanız kullanın önce pembe kırmızı tondaki izler daha sonra gümüş beyazına dönüşür ve öylece kalır. Sonradan lazerle izlerin azaltılması denenebilir.

Gebeliğin belli dönemlerinde hızlı saç büyümesi, belli haftalarda ve özellikle doğumdan hemen sonra saç dökülmesi olağandır. Endişe etmek gerekmez çünkü geçicidir. Gebelikte artan erkeklik hormonuna bağlı olarak vücutta tüylenme artışı görülebilir.

Gözlerle ilgili değişiklikler – Göz kuruluğu, önceden mevcut göz sorunlarının artması, örneğin diyabetik retinopatide (şeker hastalığına bağlı göz sorunu) şiddetlenme oluşabilir. Korneanın kalınlaşması ve eğiminin artması, kontakt lens kullanılmasını güçleştirebilir, tekrar görme muayenesiyle görme kusurunun derecesinin değiştirilmesini gerektirebilir. Bu değişiklikler doğumdan sonra geri döner.

Baş ağrısı – Önceden mevcut baş ağrıları gebelikte bazen iyileşebilir, bazen ise aksine artabilir. Çoğu migren tipleri artan estrojene bağlı olarak gebelikte azalabilir. Şiddeti aynı kalan ya da artan gebelerin migren tedavileri özellikle ilk gebelik aylarında sorun oluşturur çünkü bazı ilaçların bebek üzerinde olumsuz etkileri olasıdır. Gevşeme egzersizleri, stres faktörlerinin azaltılması, spor programları öncelikle denenmeli, daha sonra gerekirse asetaminofen, narkotik, bulantı kusma ilaçları (antiemetik) gündeme getirilmelidir. Migreni olan gebelerde gebelik hipertansiyonu (preeklampsi) riskinin 4 kat artabileceği akılda tutulmalı, yakın takip uygulanmalıdır.

Uyku düzeni – Toplam günlük uyuma zamanı ilk 3 ayda uzama, ikinci 3 ayda normale dönüş ve son 3 ayda ise azalma gösterir. Sık sık uykudan uyanma durumu, sık idrara çıkma, reflü, burun tıkanıklığı, kramplar, meme hassasiyeti ve anksiete ile bağlantılıdır.

Kalp damar sistemi sorunları – Gebelikte özellikle 20-24. haftalardan itibaren, hareket halinde kalbin hızlı attığı hissi ve nefes darlığı olağandır. Vücuttaki kan hacmi yüzde 30-50 oranlarında artar, bu da kalbe yükü artırarak kalp hızını ortalama dakikada 10-20 atım hızlandırır. Bu durum doğumdan 40 gün sonraya kadar devam eder. Kan basıncı ölçümlerinde 5-15 mm Hg düşüş kaydedilir. Kalbi dinlemekle üfürüm ve başka atım düzensizlikleri, EKG’de ve akciğer filminde değişiklikler görülebilir.

Neden gebelerde varisler oluşur veya artar? – Artan kilo, gebeliğin özellikle belden aşağı bölgedeki toplar damar akımına bası yapması, bir de varis oluşmasına ailesel bir yatkınlık varsa dışkılama barsak çıkışı dahil dış kadınlık organlarının bulunduğu bölgede varislere yatkınlık artar. Her fırsatta bacakları yükseğe uzatarak dinlenme, ayakta iken bacakları hareket ettirmek, sabit durulması gerektiğinde bacaklar üzerinde ağırlık değiştirmek, varis çorapları, lokal ısı uygulamak, gerekirse asetaminofen gibi ağrı kesiciler rahatlatıcıdır.

Gebelikte artan pıhtılaşma faktörleriyle birleştiğinde varisler damar tıkanıklığına (tromboflebit) yol açabilir. Ayrıca kabızlıkla birlikte gelişmesi olası hemoroidler, kanama ve ağrılı defekasyon nedeni olabilirler. Her fırsatta bacakları yükseğe uzatarak dinlenme, ayakta iken bacakları hareket ettirmek, sabit durulması gerektiğinde bacaklar üzerinde ağırlık değiştirmek, varis çorapları, lokal ısı uygulamak, gerekirse asetaminofen gibi ağrı kesiciler rahatlatıcıdır.

Solunum sistemi değişiklikleri – Estrojen hormonunun tetiklediği müküs artışına bağlı olarak burun tıkanıklığı, artan kanlanmaya bağlı burun kanamaları olağandır. Serum fizyolojik burun sprayleri yararlı olur. Gebe uterusun yukarı doğru büyümesiyle paralel olarak diyafram akciğerleri iter ve buna bağlı hızlı nefes alıp verme gerçekleşir.

Karaciğer ve safra kesesinde değişiklikler – Artan estrojen hormonu safra sıvısındaki kolesterolu artırarak safra taşı oluşumunu hızlandırır. Ayrıca safra akımı yavaşlar ve tıkanmaya bağlı el ve ayaklarda şiddetli kaşıntı ve döküntüler oluşur. İntrahepatik kolestaz dediğimiz bu tablo anne ve bebek açısından sorun yaratabilecek bir durumdur. Kanda albumin düzeyleri azalırken alkalin fosfataz ve kolesterol düzeyleri yükselir. Aslında hastalık olmamasına rağmen karaciğer hastalığı olanlarda gördüğümüz bazı damarsal cilt lezyonları (kırmızı nokta ve etrafında örümcek ayakları tarzında küçük benler), el içinde kırmızı alanlar gebeliğe özgüdür ve geçicidir.

Sindirim sisteminde değişiklikler – Erken gebelikte genellikle iştah artar. Hormonal etkiyle düz adelede gevşeme sonucu mide ve barsak hareketleri yavaşlar. Mide asiditesi azaldığı için mide ülseri olanların şikayetleri azalır. Kabızlık ve ıkınmaya bağlı hemoroidler gebelerin en büyük sorunlarından birisidir.  Aşerme bazen yiyecek dışı maddelere örneğin kil, kireç, kömür yeme isteğine evrilebilir ki bu duruma pika diyoruz. Bulantı ve kusması olan gebelerde salya artışı ve buna bağlı sık tükürme isteği görülebilir. Sıvı kaybını karşılamak için çok su içmeleri önerilir.

Mide ekşimesi neden olur? – Hormonal etkiyle sindirim sistemi düz adelesi (yemek borusu mide arasındaki yukarı kaçışı önleyen sfinkter adelesi dahil) gevşeyeceği için mide içeriği yemek borusuna doğru geri kaçar ve göğus kafesinin iki meme arasındaki orta kısmında (sternum – iman kemiği veya tahtası) yanma hissedilir. Gebeliğin ileri evrelerinde diyafram ve mide daha çok yukarı itildiği için yanma daha da artar. Çoğu gebe mide asidini suçlayarak asidi azaltıcı (anti-asid) ilaçlar denerse de aslında gebelikte aksine mide asiditesi azalmıştır, hatta mide ülseri olanların bu nedenle şikayetleri azalır. Yapılması gereken, az az sık sık yemek ve yemeğin hemen sonrası hemen yatmamaktır çünkü bu durumda gıda geri kaçışı daha da artar.

Gebelikte yenmemesi gereken yiyecekler –  Salmonella ve E. Coli çiğ sebze, et, yumurta ve pastörize edilmemiş süt ve bundan üretilmiş peynirlerin tüketilmesiyle geçer.  Düşük, erken doğum, bebek ölümüne yol açan listeriosis ancak kirli ortamlardan ve yiyeceklerden uzak durarak, sık el yıkayarak önlenebilir. Toksoplazma aynı şekilde düşük ve özürlü bebek doğumu ile sonuçlanan, çiğ et ve fareyle teması olan kedi kakası ile bulaşan bir parazit hastalığıdır. Civa içermesi olası iri uskumru, kılıç balığı, ton balığı yerine hamsi ve istavrit gibi küçük balıklar ve dil balığı, barbun, tekir, palamut, uskumru, somon ve karides tüketilebilir. Mikroorganizmalarla kirlenme riski yüksek olan suşi, saşimi, nigiri gibi uzak doğu yiyecekleri, çiğ midye, istiridye, deniz tarağı, diğer gebelerin kaçınması gereken gıdalar arasındadır.

Gebelerde gıda zehirlenmesi riski daha yüksektir. Yüksek ısı bakterileri yok ettiği için etlerin iyi pişirilerek yenmesini öneririm. Yumurtanın da beyazı tam pişene kadar kaynatılması gerekir. Az pişmiş ya da çiğ yumurta ile hazırlanan soslar tüketilmemelidir. Karaciğerde çok yüksek düzeyde A vitamini vardır. Aşırı miktarda yenmemesi uygun olur. Pastörize olmamış süt içeren yumuşak peynirlerden de uzak durunuz. Sebze ve meyvelerin çok iyi yıkanmaları hayati önem taşır. Çiğ lahana, karnabahar, brokoli ve Brüksel lahanası yenmemesi akıllıca olur. Kafein plasentayı geçer ve bebeğik kalp atım hızını artırır. Günde 2 fincandan fazlası tüketilmemelidir.

Gebelik süresince ne kadar kilo alınmalı? – İdeal olarak gebelik öncesi danışma bağlamında diyet, yaşam tarzı ve egzersiz konularının düzenlenmesinde yarar vardır. Diyetin dengeli, düşük şekerli, maksimum yüzde 30 yağ, yüzde 15-20 proteinli  ve işlenmemiş tahıl, meyve, fasulye ve sebze içerikli olmasını öneriyoruz. Bu şekilde gebelik diyabeti, gebelik hipertansiyonu, erken doğum ve ani bebek kaybı risklerinin azaldığına inanıyoruz.

Bebeğin anne karnında büyüyebilmesi için gebenin kontrollu şekilde kilo almasıhayati önem taşır. Ne kadar kilo alması gerektiğine gebelik öncesi  boy ve kilosuna yani vücut kitle indeksine göre karar veriyoruz. İkiz, üçüz gibi çoğul gebeliklerde önerilen kilo alımı tekil gebelere göre daha fazla olmalıdır. Bebeğin çok zayıf ya da aşırı kilolu olması diğer bazı faktörlere ek olarak gebelik süresince kazanılan kiloyla bağlantılıdır.

Vücut kitle indeksine (VKİ: kg/m2) göre tekil gebelerin önerilen kilo kazanımları

Gebelik öncesi VKİ Yapı Önerilen kilo kazanımı
< 18.5 Zayıf 13-18 kg
    18.5 – 24.9 Normal  11-16 kg
    25    – 29.9 Kilolu    7-11 kg
    30 Obes    5-  9 kg

 Baba yaşı bebek sağlığı açısından önemli midir? – Anne yaşının artmasıyla bebekteki kromozomal anormalliklerin arttığı kesin olarak bilinmekle birlikte baba yaşı ile kromozom anormallikleri arasında bir bağlantı gösterilememiştir. Nörofibromatosis, Marfan sendromu, akondroplazi ve polikistik böbrek hastalıkları gibi otozomal dominant hastalıkların görülme sıklığının 40 yaş ve üzeri babaların çocuklarında 0.3-0.5% olduğu yayımlanmıştır. Baba yaşı ile çocuklarında şizofreni ve otizm risk artışı bağlantısı bazı yayınlarda raporlanmıştır. Doğuştan anomali ya da hastalık riskinin her bir çift için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Özetle, son 3 nesilde olan bir özürlülük durumunun hekime ve genetik danışmanına bildirilmesinde yarar vardır.

Gebelikte kadınlar emniyet kemeri takmalılar mı? – Cevap kesinlikle evettir. Ancak kemerin karın bölgesinin en altına hemen kalça kemikleri hizasına bağlanması uygun olur. Kemerin omuz kısmı ise karın bölgesinin yanına 2 meme arasından geçirilerek sabitlenmelidir. Hava yastıklarının gebelere zararlı olduğu ile ilgili bir bildirim yoktur ancak gebe karnı ile mesafesinin 25 cm. olması yani koltuğun arkaya kaydırılması yararlı olabilir.

Gebeler seyahat edebilir mi? – Gebeliğin ikinci üç ayı en güvenli seyahat dönemidir çünkü hem düşük hem de erken doğum riski en azdır. Artan pıhtılaşma eğilimi nedeniyle damar tıkanıklığının önlenmesi için aralıklı olarak ayağa kalkıp yürümek, otururken damarların açı yapmaması için ayakların yüksek bir yere uzatılması, kesinlikle bağdaş veya ayakların toplanarak üzerine oturulma poziyonlarının önlenmesi önem taşır. Uzun seyahatlerde kasıklara kadar uzun varis çorabı giyilmesi yararlı bir önlemdir. Uzun yolculuklarda uçak kaçınılmazsa da teorik olarak düşük oksijen basıncı, düşük nem oranı, sürekli aynı havanın solunması çekince kaynaklarıdır. En azından bol sıvı tüketimi (kahve ya da çay yerine daima su tercih edilmelidir) ile hidrasyon mutlaka sağlanmalıdır. Rakım yüksekliği gebenin kan basıncını, kalp atım hızını bir miktar artırır, kan oksijen yoğunluğunu azaltırsa da bebek bu değişikliklere kendisini uyarlar. Hava yoluyla yolculuk radyasyona maruz kalma açısından sorun teşkil etmez. Havaalanlarında içinden geçtiğimiz güvenlik kapılarında non-iyonizan elektromagnetik dalgalar kullanıldığı için gebeler için bir sakınca oluşmaz.

Gebelikte diş bakımı – Gebelerin diş etleri şişer ve örneğin diş fırçalama ile çabuk kanar. Diş tedavisi gerekiyorsa gebe olduğunuzu bilmesi koşulu ile rahatlıkla her zaman diş hekimine gidebilirsiniz ve gitmelisiniz de..Rontgen filmi gerektiğinde de koruyucu önlük konusunda uyarıda bulunmalısınız. Çoğu antibiyotik ve lokal anestetikler gebelikte de kullanılabilirse de yine doğum doktorunuza danışınız.

Gebelikte idrar yolu enfeksiyonları neden sık görülür? – Hormonal etkiyle düz adele gevşemesi idrar yolu kanalları ve mesanede genişlemeye, işemeye rağmen mesanenin tam boşalamamasına ve idrar birikmesine yol açarak enfeksiyon riskini artırır. Gebelerin idrar rengi suya yakın görünümde olacak şekilde çok su içmeleri gereklidir. Tipik idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, idrarda kan  şikayetleri enfeksiyona rağmen görülmeyebilir, bir diğer deyişle özellikle önceden sık idrar yolu enfeksiyonu geçirmiş olanlarda sessiz enfeksiyonlar olabilir. Araştırılıp kültürde üreyen bakteri ve hassas olduğu antibiyotik bulunup uygun tedavi yapılmazsa enfeksiyon böbreklere ulaşıp gebelikte büyük sorunlara yol açabilecek pyelonefrite dönüşebilir. Yüksek ateş, böğür ağrısı uyarıcıdır.

Bel ve sırt ağrısı – Gebelikle büyüyen karınla bozulan vücut pozisyonunu dengelemek için omurga çizgisinin şekil değiştirmesi her gebede ağrıya yol açar. Ayrıca hormonal nedenli eklem boşluklarındaki genişlemeler de sırt, bel ve kalça ağrılarına neden olabilir. Lokal sıcak ya da soğuk uygulamaları, egzersiz, çok düz ya da yüksek olmayan topuklu ayakkabıların giyilmesi, masaj, gerektiğinde asetaminofen gibi ağrı kesicilerin kullanılması yarar sağlayacaktır. Uzun süre oturma pozisyonunda bir ayak ve bacağın yüksek bir tabure üzerine konulması ve yatarken 2 bacağın arasına yastık yerleştirilmesi, denemeye değerdir.  Nadiren de olsa kemik yoğunluğu zaten düşük olan kadınların gebelikte kemik erimesi sonucu (gebelik osteoporozu) ağrılarının olması mümkündür.

Gebelikte cinsel ilişki güvenli midir? – Su kesesi açık olmadıkça, düşük ya da erken doğuma işaret edebilecek kanama yoksa, öz geçmiş öyküsünde tekrarlayan düşükler veya erken doğumlar mevcut değilse, cinsel ilişki son haftalara kadar kadar güvenlidir. Cinsel ilişki pozisyonu, gebeliğin ileri evrelerinde karnın büyüklüğüne göre bası oluşturmayacak şekilde modifiye edilmelidir.

Gebelerin iş ve spor hayatları – Haftanın çoğu gününde her seferinde  en az 20-30 dakika orta yoğunlukta spor çok yararlıdır. Yürüyüş, yüzme, pedal çevirme, modifiye yoga ve pilates uygundur. Gebelikte bozulan denge, eklem ve adele değişiklikleri spor seçiminde dikkate alınmalıdır. Spor sırasında gelişen kalp hızlanması sorun yaratmaz. Bol sıvı alarak iyi hidrasyon, çok uzun süre sırt üstü pozisyonun önlenmesi önerilir. Vajinal kanama, ağrılı kasılmalar, baş ve göğüs ağrısı, su kesesinden vajinal sızıntı acil hekim başvurusunu gerektirir.

İş hayatı, ağır fizik güç gerektirmedikçe, kimyasallarla doğrudan ilişkili değilse son haftalara kadar devam ettirilebilir.

GEBELİKTE NORMAL VE OLAĞAN KABUL EDİLMEMESİ GEREKEN YAKINMA VE BULGULAR –

Vajinal kanama ve su gelmesi

Görme bozukluğu

Şiddetli ve sürekli karın ve bel ağrısı

Sık, şiddetli ve / veya sürekli başağrısı

Karında sertleşmeyle birlikte ritmik ağrı

28 haftadan sonra bebek hareketlerinde azalma

Baş dönmesi

Aşırı kusma ve ishal

Ateş, titreme

İdrarda yanma, kan

Yüz, parmaklar ve ayaklarda şişme

Besin ve sıvı alımını uzun süre önleyen isteksizlik

Bacakta lokal sıcaklık, ağrı ve kızarmayla giden şişme

Kendisine ve bebeğe zarar verme isteği

 

Prof. Dr. Kutay Biberoğlu

08.12.2019

Ankara

blog.drkutaybiberoglu.com

drkutaybiberoglu.com

youtube / facebook / instagram biberoglu linkleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir