Rahim ağzı kanseri – erken tanı / ne yapılmalı

Rahim ağzı kanseri – erken tanı / ne yapılmalı

Serviks (rahim ağzı) kanseri neredeyse tamamen human papilloma virusu (HPV) ile oluşur. Belirli aralıklarla test edilen Pap Smear, HPV DNA testleri ve HPV aşısıyla çok şükür ki eskisi kadar sık görülmüyor artık. Halkı bilinçli, sağlık kurumlarına ulaşılabilen gelişmiş ülkelerde toplum taraması ve bağışıklıklandırmayla neredeyse kökü kazınmış durumda. Oysa bilinçsiz, az gelişmiş ve eğitimsiz toplumlarda hala çok sık ve öldürücü de. Sevindirici ve rahatlatıcı diğer bir özellik de rahim ağzı kanserinin 10 yıla kadar uzayabilen çok yavaş oluşması ve gelişmesidir. Erken dönemde henüz oluşmadan yakalanması mümkündür.

Erken evrelerde hiç bir yakınmaya neden olmaması aslında bir şanssızlık. İşte bu nedenle senelik periyodik jinekolojik muayeneler erken tanıda çok önemli. Yumurtalık kanserleri de erken uyarı vermez ve ancak kontrol muayenelerde tesadüfen yakalanır. Aynen meme kanserleri gibi..

Tipik belirtileri adet dışı günlerde veya cinsel ilişkiyle lekelenme, anormal kanamadır. Ağrı tipik bir yakınma değildir, olabilir de olmayabilir de.  

En tipik uyarı menopoz sonrası kanamadır. Kadınların hormonlarıyla parallel şekilde artıp azalan fizyolojik sümüksü bir akıntıları olur. Bunun dışında kötü kokulu, önceden olmayan bir akıntı hekime başvuruyu gerektirir. Basit bir vajinal enfeksiyon olabileceği gibi rahim ağzı kanseri belirtisi de olabilir.

Sık idrar yapma veya kabızlık ya da idrar ya da gaitada kan gibi tamamen ilgisiz bir yakınma, uyarıcı olabilir. İleri evrelerde vücudun her hangi bir bölgesinde ağrı ve şişlik ortaya çıkabilir.

Hiç bir belirti vermeden Pap smear raporunuzda normal dışı hücreler ve veya HPV DNA testinde virus pozitifliği yakalanabilir. Üç senede bir smear veya 5 senede bir HPV testi ya da kombine şekilleri uygulanabilir.

Şimdilerde bazen zaman darlığından bazen ise bilgi eksikliğinden olsa gerek jinekologlar vajinal spekulum ve parmakla pelvik muayene yapmaktansa vajinal veya abdominal ultrason yapmakla yetinmektedirler. Bu büyük bir hatadır çünkü klinik muayene ile hastaya dokunmak, gözle incelemek hekimlik sanatının gereğidir. Ultrason ise bir görüntüleme, bir laboratuar yöntemidir. Rahim ağzı kanseri muayene ile anlaşılır, ultrason ile tanı konulamaz. Sizi vajinal muayene etmeyen sadece ultrason yapan bir hekimi uyarınız çünkü görevini doğru yapmıyor demektir. Zaman darlığı muayene yapmamanın bir gerekçesi olamaz.  

Pap Smear veya HPV testi anormal ise kolposkopi altında doku büyütülerek biyopsi alınması ve patolojik inceleme tanı için esastır.

Son söz: Koruyucu hekimlik yani hastalıklar olmadan once hastalıklardan korunma ve veya hastalığın erken tanısını koymak hem sorunsuz, sağlıklı ve uzun bir ömürün garantisidir hem de kişisel ve ulusal milli gelirin korunmasında ekonomik olanıdır.

Prof. Dr. Kutay Biberoğlu

18.03.2026

Ankara