KADIN SAĞLIĞI – ALZHEİMER
Yaş alan kadınların bir numaralı ölüm nedeninin açık ara kalp ve damar hastalıkları olduğunu daha once sizlerle paylaştık. Arkasından kadın ölüm nedenleri sırasıyla kanser, ani oluşan kazalar, inme, kronik solunum yolu hastalıkları ve bugünkü konumuz Alzheimer, yani bir tür bunama geliyor.
Bu konuyu şu nedenle önceledim. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi – FDA, son bir kaç ay içinde ilk Alzheimer tanı testinin kullanımını onayladı. Roche firması Elecsys® pTau181 kan testini geliştirdi. Aslında bu test, 55 yaş ve üzerindeki bireylerde bunama belirilerinin Alzheimer hastalığının anahtar belirteçi olan fosforile Tau (pTau) 181 proteininin plazma örneğinde bulunmadığını, yani Alzheimer’a bağlı olmadığını %98 olasılıkla söylüyor.
Güvenirliği testedilmemiş başka “erken tanı” kan testleri ile de hiç bir bilişsel azalma yakınması olmayan insanlarda 20 yıl içinde Alzheimer olup olmayacağının ön görülebileceği iddia ediliyor. Bununla birlikte amyloid plakları pozitif çıkan insanların ilerde mutlaka Alzheimer geliştireceği bilimsel olarak iddia edilemez. Anti-amyloid tedavilerin preklinik yani henüz çok erken aşamada olanlarda ilerde ağır hastalığı önleme potansiyeli deneysel olarak halen araştırılıyor.
Maalesef Alzheimer’ın erken (hafif bilişsel bozukluk) evresi klinik ve laboratuar olarak tanınamıyor, dolayısıyla erken tedavi de yapılamıyor. Tanıyı ancak nörologlar özel bazı görüntüleme yöntemleriyle koyabiliyor. Oysa bu yeni kan testi ile birinci basamaktaki hekimler bile tanı açısından bilgi sahibi olup hastayı ilgili birimlere yönlendirebilir. Tanıda nörologların kullandıkları standart tanı yöntemleri – positron emisyon tomografi (PET) ve beyin omurilik sıvısının değerlendirilmesi – hem bir tıbbi girişimi gerektiriyor hem de pahalı yöntemler. En azından yeni testle gerçekten bu tanı yöntemlerinin gerektiği hastaların seçilebilmesi sağlık sistemine binen yükü hafifletecektir. Alzheimer tanısı dışlanmış bilişsel azalma yakınması olanlarda diğer nedenler üzerine yoğunlaşılması tabiidir. hastanın başka amaçla kullandığı diğer ilaçlar irdelenebilecektir.
Alzheimer hastalığını tanıyalım. Alzheimer nasıl bir hastalıktır?
Alzheimer yaşlanmayla bağlantılı olarak beyin hücrelerinin dejenerasyonu yani işlev kaybetmesi ve sonuçta bunama ile sonuçlanan bir hastalıktır. Elli ve 60’lı yaşların sonlarında % 8 sıklıkta, 90 yaş üzerinde % 65 sıklıkta görülür. Bu hastalığın tipik bulgusu amyloid plakları ve tau agregat patolojisinin (anormal fosforile tau proteini hücre içinde kümeleşir, nörofibriler yumaklar oluşturur) beyinde birikmesidir.
Alzheimer hastalığı kadınlarda erkeklere kıyasla 2 kat daha fazla görülür. Bunamanın en sık nedenidir (%60-70). Belirtiler arasında henüz yeni yaşanmış süreçlerin unutulması, kendisini sözle ifade etme zorluğu, lokalizasyon güçlüğü nedeniyle sokakta kaybolma, ani duygudurum değişiklikleri (ani neşe ve üzüntü iniş çıkışları), isteksizlik, öz bakım ihmali, davranış bozuklukları, toplumdan uzaklaşma (sosyal izolasyon) sayılabilir. Giderek organsal işlevler geriler. Tanı konulduktan itibaren ortalama yaşam süresi beklentisi 3-12 yıl arasında değişir. Tedavisi olmayan ancak belirtilerin ilaçlarla hafifletilebildiği Alzheimer için önlem hayatidir. Bu sohbette Alzheimer hastalığının olmaması için neler yapılabileceğinden bahsedeceğim.
Menopoz sonrası hormon tedavisi Alzheimer ve diğer bunama nedenlerini tedavide yeterli midir?
Estrojen tedavisinin Alzheimer ve diğer demans türlerini azalttığı ya da artırdığını iddia eden eski çalışmaları dikkate almadan artık kesin olarak biliyoruz ki [doğal menopoza girmiş (45-55 yaş aralığında) bir milyondan fazla kadında yapılan araştırma] hormon yani estrojen almanın bunama riskini değiştirmediğini gösteriyor. Dolayısıyla bazılarının iddia ettiği gibi bunamayı önlemek için hormon kullanılmamalıdır. Erken menopoz yani adetlerin erken kesilmesi (45 yaş öncesi) ve erken over yetmezliği (40 yaş öncesi) yaşayan kadınlar bu tartışmaların dışındadır ve sağlıkları için mutlaka hormon (estrojen) kullanmaları gerekir.
Bir sonraki videoda Alzheimer hastalığının önleminden bahsedeceğim.
Prof. Dr. Kutay Biberoğlu
25.01.2026
Ankara
