Menopoz sonrası vajinal kanama yönetiminde yenilikler

Menopoz sonrası vajinal kanama yönetiminde yenilikler

Aynı başlıkla 16.06.2025 tarihinde YouTube kanalımda sizinle ayrıntılı bir söyleşi yapmıştım (https://youtu.be/WZvubCE-3ig). Anlattıklarım aynıyla geçerlidir. Kırklı yaşların sonları, ellili yaşlarda en az bir yıl adet görülmemesi durumunun menopoz anlamına geldiğini hatırlatmak isterim. Yine hatırlatmak isterim ki adet döngülerinin geciken aralıklarla düzensiz olması menopoz değil, menopoza geçiş sürecidir. Kan örneğinde hormone bakılarak (FSH, AMH) menopoz tanısı koymak tıbbi bir hatadır. Burada konuştuklarimiz menopoza geçiş sürecindeki kadınlar için geçerli değildir. Geçiş sürecindeki vajinal kanamalarda ne yapılması gerektiğini bir sonraki söyleşiyle tartışacağım.

Menopoz sonrası kanamada en sık neden estrojen hormonunun kesilmesi sonucu rahim içini döşeyen zarın (endometrium) incelmesi yani atrofidir. Vajinal ultrasonda zarın kalınlığı ince ise (≤4mm) parça almadan klinik takip uzun yıllardır önerilen yaklaşımdı. Ancak rahim (endometrium) kanserinde global düzeyde bir artış gözlemlenmesi üzerine menopoz sonrası kanamada daha şüpheci bir yaklaşıma geçilmesi önerisi bu söyleşiyi yapmamın nedenidir. Bugünkü güncel tıp görüşü yüzde 20-40 olasılıkla vajinal ultrason ile rahim zarı kalınlığı ölçümününün yanıltıcı olabileceğidir.

Akademik tıp dünyasında biz hekimler uluslararası rehberleri takip ederek bilgilerimizi güncelleriz. Temmuz 2026’da yani 2 ay sonra yayımlanacak bir yol haritasında menopoz sonrası kanama tanısında ultrasonda rahim zarı ince ölçülse bile özellikle bazı risk faktörlerinin varlığında (-ki bu yaş grubunda neredeyse har kadın bu risk faktörlerini taşımaktadır) mutlaka doku örneği alınarak mikroskopik inceleme ile kanserin olmadığının kanıtlanması ön görülmektedir.

Kısaca hatırlatmak gerekirse rahim zarı (endometrium) kanserlerinin yüzde 90’ı menopoz sonrası kanama şeklinde belirti verir. Sakın yanlış anlamayın, menopoz sonrası kanamaların yüzde 90’ında kanser bulunur demek istemiyorum. Aksine yüzde 90’ında kanamanın nedeni kanser değildir (atrofi, polip vb. basit nedenler) yani ancak yüzde 3-10’unda kanser buluruz.

Hangi kadınlarda özellikle kanser riski göreli olarak yüksektir ve rahim zarı ince bile olsa parça alma gereği vardır?

Menopoz sonrası süreçte birden fazla kez vajinal kanaması olan kadınlar, şişman, hiç doğum yapmamış, şeker hastalığı olan, tamoksifen ya da tek başına estrojen kullanan, genetik olarak ailesel kanser oluşumuna yatkın kadınlarda endometrium kanseri olasılığı göreli olarak biraz daha yüksektir. Bu özellikteki kadınlarda doku örneklemesi yani parça alınması önem kazanıyor.

Nasıl parça alacağız? Plastik ince bir kateterle anesteziye gerek olmadan biyopsi alınması (Pipelle) yeterli bir tanı yöntemidir. Bu yöntem yetersiz kalırsa küretaj yani anestezi altında rahim içinden küretle doku almak ya da histeroskopi ile rahim içi gözle incelenerek örnekleme uygulanabilir.

Menopoza geçiş sürecindeki düzensiz kanamalarda nasıl tanı koyacağız, kanseri dışlamak için neler yapacağız? Bunu ayrı bir söyleşi konusu yapacağım.

Siyasi olarak çalkantılı ve hukuktan giderek uzaklaşılan bu süreçte yine de Kurban bayramınız kutlu olsun.

Prof. Dr. Kutay Biberoğlu

24.05.2026

Ankara