BEKARET – ETİK VE YASAL AÇMAZLAR

BEKARET – ETİK VE YASAL AÇMAZLAR

  • Himen -namıdiğer kızlık zarı- biyolojik işlevinin ne olduğu bilinmeyen, vajina girişini kısmen kaplayan, küçük, ince, esnek bir zar, bir deri katmanıdır ve ortasında adet kanının dışarı akabilmesi için farklı genişlik ve şekillerde açıklığı vardır. Halka şeklinde yuvarlak ve elastik, ortada açıklığı olan “anüler” yapıda olabileceği gibi haç, dişli çark, tuzluk, püskül, perde, ay şekillerinde açıklığı olan yapıda da olabilir. Bebeklikten erişkinliğe, büyüyüp gelişme ve hormonal uyarılar sonucu kalınlık, şekil, çap ve elastisite değişiklikleri göstermesi doğaldır.
  • Binde bir ile on binde bir arasında değişen sıklıkta hymen doğuştan tamamen kapalı olabilir (imperfore hymen). Bu durumda ergenlikte ilk adet kanaması ile birlikte kapalı himenin arkasında biriken kan giderek vajinayı, daha sonra uterus boşluğunu şişirir ve adetini görmeyen ergen kız çocuğu çok şiddetli adet ağrıları ile hekime başvurur. Basit bir cerrahi işlemle kızlık zarı açılarak geride biriken kan dışarı boşaltılır ve sorun kökünden halledilmiş olur.     
  • Bazı toplumlarda himenin “yırtılmamış olması”nın, vajinal cinsel ilişkinin olmadığının kanıtı olarak kabul edilmesi, kızlık zarına sosyokültürel bir önem kazandırmış ve himen muayenesinin kültürel, dinsel, siyasal, yasal ve tıbbi açılardan bir “bekaret testi” olarak algılanması sonucunu doğurmuştur. Bu algının yerleştiği toplumlarda himen muayenesi evlilik öncesi yapılır ve buna gore kadının bakire olup olmadığı kararı verilir. Oysa vajinal cinsel ilişkiye rağmen kızlık zarı açıklığı kanama ve yırtılma olmadan genişleyebilir. Zarda açılma olmuşsa bile hemen ilişki sonrası muayene yapılmaz ise doku iyileşmesi nedeniyle “bekaretin bozulduğu”anlaşılamayabilir de. Ancak gebe kalan kadının bebeğini vajinal yoldan doğurması sonrasında himenin her tipinde tam yırtılmanın kaçınılmaz olduğu kesindir. 
  • Coğrafyamızın önemli bir sosyolojik sorunu da cehalet, bilinçli şekilde “erkeğin oturduğu koltuğun sıcaklığı geçmeden oraya bir kadının oturması zina sayılır” söylemli dinsel temelli tabulaştırma ve korkutma çabaları sonucu yaratılan kuruntu ve takıntıların sonucunda oluşan “bekaretin bozulmuş olması” korkusudur. Kız çocukları, ergenler ve genç kızlar kafalarında yarattıkları hayali senaryolarla “kızlık zarlarının açılmış olabileceği” korkusunu yaşamaktadırlar. Spor aktivitelerinin, bisiklete binmenin, masturbasyonun, klitorise ya da dudaklara dokunmanın kızlık zarını bozmuş olabileceği kuruntularının kaynağı, cehalet ve yanlış bilgilendirmedir. Himenin hemen vajinanın girişini tamamen kapatan yüzeysel ve adeta soğan zarı gibi incecik bir yapı olduğu yanlış kanısı bir kabus senaryosudur. Aslında himen küçük dudakların 1,5-2 cm derininde kolay ulaşılamayan ince bir deri dokusudur. Dış dudakları çekiştirerek, ayna ile bakarak kızlık zarını görme çabaları boş yere zaman ve enerji kaybıdır. Bir işe yaramadığı gibi bu defa çekiştirme ile “bekaretin bozulması” korkusu ayrı ve yeni bir psişik sorun kaynağıdır. Cehalet, tabular, bilinçli korkutmalar bir kısır döngüdür. Sonuçta toplumsal eğitimsizlik, dinsel baskılarla korkutarak cinsellik kavramından uzaklaştırmak, cinselliği tabulaştırmak çabaları, kız çocukları arasında kitlesel bir psikoz salgınına yol açmaktadır.

Bir sonraki kısa videoda “Bekaret Muayenesi”konusu tartışılacaktır,

Prof. Dr. Kutay Biberoğlu

26.06.2026

Ankara