KADINLAR ERKEKLERDEN DAHA UZUN YAŞARLAR

KADINLAR ERKEKLERDEN DAHA UZUN YAŞARLAR

Ne kadar daha uzun yaşarlar? 5-7 yıl. Evrim biyolojisi, sosyal ve demografik özellikler (genler, ırk, etnisite, stress, hormonlar, metabolizma hızları, beslenme tarzı, şeker ve hipertansiyon gibi kronik hastalıklar, tütün ve alkol kullanımı, madde bağımlılığı gibi davranışsal faktörler, sağlık güvencesi, mesleki riskler, fizik aktivite, vücut kitle indeksi) yaşam süresini etkiler. Sosyoekonomik düzeyin yüksekliği,  cinsiyetten bağımsız olarak yaşam süresini uzatan bir diğer etkendir. Bütün bu faktörler eşitlendiğinde bile cinsiyet ve genetik alt yapı, yaşam süresini yöneten en önemli faktörlerdir. Cinsiyetten bağımsız olarak yeni bir çalışmanın sonuçlarına gore potansiyel yaşam süreniz genlerimizde yazılıdır. Örneğin genlerinizde 80 yaş yaşam süresi kayıtlı ise bunu 100’e uzatmak olası görünmüyor. Ne kadar sağlıklı beslenirseniz, spor yaparsanız, stressiz yaşarsanız yaşayın alın yazınız değişmiyor. Sağlıklı ya da sağlıksız yaşam tarzı ölüm süresini sadece 5 sene öne ya da arkaya oynatabilmektedir.                              

Duygusal olarak stabil, aktif  ve organize bir hayat yaşayanlar ile aksine anksiyete, gerginlik ve korku içinde negatif bir kişilik yapısıyla yaşayanlar 50 yıl boyunca karşılaştırılarak incelendiklerinde ilk gruptaki insanların yine cinsiyetten bağımsız olarak daha uzun ve sağlıklı bir hayat yaşadıkları gösterilmiştir. Hiç kuşkusuz hayatını TV önünde oturup patates cipsi yiyerek, sigara ve bira içerek geçiren şişman bir insanın yaşamı, aktif ve sağlıklı yaşayan ideal kilodaki bir diğerinden daha kısa olacaktır. Araştırma sonuçlarından bir başkası erkeklerin dış görünüm olarak daha yavaş yaşlandıklarıdır. Yine, gülümseyenler somurtanlardan daha uzun yaşarlar. Sık kahkaha atanlar, gülümseyenlerden, gülümseyenler de somurtanlardan sırasıyla beşer yıl daha uzun yaşamaktadır. Yanlış anlaşılmasın, ağlamak sağlıksız bir duygu boşalması değildir, aksine endorphin ve oksitosin salgılarını uyararak sinir sistemini rahatlatır.  Gün içinde meyve ve sebze yiyenler, günde 2 saat daha kısa süre TV önünde oturanlar, günde 1 saat fizik aktivite yapanlar ve sıfır tatlandırılmış içecek tüketenler daha uzun ve sağlıklı yaşar. Tüm toplumlarda en riskli yaşlar 47-48 yaşlardır çünkü bu yaşlar insanların özellikle en yoğun depresyon yaşadıkları dönemlerdir.                          

Yaşam süresi beklentisinde cinsiyete bağlı farklılık anne karnında başlar. Düşüklerde, ölü doğumlarda, yenidoğan ve çocukluk yaşı ölümlerinde, erken doğumlarda erkekler dezavantajlıdır.  Kadın cinsiyetinde 2 adet X kromozomu varken erkekte X kromozomu sadece 1 tanedir ve bu durum bazı genetik hastalıkların bebeğe geçmesi açısından önem arzedebilir.  Erkekte bulunan ve kadında bulunmayan Y kromozomu mutasyon yani değişime daha korunaksızdır. Erişkin dönemde de kazalar, intiharlar, zehirlenmeler ve kronik hastalıktan kayıplar erkek bireylerde daha sıktır.                         

Nedenlerin bazıları “biyolojik” farklılığa bağlıdır. Beyinin ön lobu -ki karar vermeyi ve oluşacak sonuçları öngörebilmeyi yönetir – erkeklerde kadınlara gore daha yavaş gelişmektedir. Seçilen meslekler ve hobilerle bağlantılı olarak iş ve yol kazaları, şiddet uygulaması, tehlikeli araç kullanmak, riskli sporlar, sağlıksız yaşam tarzı -tütün ve alkol kullanımı-  bununla bağlantılı olabilir. Erkekler kadınlara kıyasla kalp hastalıklarından daha fazla sayıda ve daha erken ölürler. Bunun nedeninin kadında yüksek düzeyde olan estrojen hormonunun erkekte yeterli olmaması varsayımıyla erkeklere estrojen tedavisi uygulanmış, kalp hastalığı ölümleri estrojen verilenlerde aksine artmıştır. Erkekler sağlıkları için doktora daha az giderler, dolayısıyla kalp damar hastalığı riskini artıran şeker ve hipertansiyon tanı ve tedavileri yetersiz kalmaktadır.                                                                                            

Öte yandan kadınlar fazladan hayatta kaldıkları süreçte ciddi sağlık sorunları yaşarlar. Kadınlarda yaşıtları erkeklere kıyasla adele iskelet sistemi hastalıkları, depresyon, anksiete, Alzheimer ve benzeri bilişsel hastalıklar daha sıktır.                                                                                     

Kadın mı yoksa erkek mi olmak daha iyi bilemedim. Kadınların sağlıklı ve uzun yaşamak için avuç avuç vitamin, mineral, omega 3 aldıklarını görüyorum. Bunların hepsi çöp. Boş yere çöpü parayla satın alıyorlar. Bildiğim tek şey, yaşlılıktaki iyi sağlık koşullarına yatırımın çocukluktan başlayarak gençlikteki sağlıklı yaşam tarzına bağlı olduğudur.

Prof. Dr. Kutay Biberoğlu

03.03.2026

Ankara