DETOKS MİNERALLER VİTAMİNLER GEREKLİ Mİ YOKSA KANDIRMACA MI?

DETOKS MİNERALLER VİTAMİNLER GEREKLİ Mİ YOKSA KANDIRMACA MI?

Arkasında yararını gösteren bir bilimsel kanıt yok. Dolayısıyla vücudunuzun fabrika ayarlarına dönmesi için detoksa ihtiyacınız yok?

2010’lu yıllardan başlayarak vücutlarımızın toksinlerle dolduğu ve zaman zaman bunların temizlenmesi gerektiği gündeme getiriliyor ve sürekli de gündemde tutuluyor. Aslında bu “temizlenme / arınma” kavramı kızılderililerin  buhar kulübesinde yapılan arınma ritüelleri kadar eskiye dayanır. Tamamen bitkisel beslenme, geleneksel Çin tıbbındaki akapunktür, bir Ayurveda terapisi olan Panchakarma. da temelde “arınma” esaslıdır. Dünya Sağlık Örgütünün “wellness culture” yani bedenin fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden tam bir iyilik hali tanımı “vitamin / mineral / besin desteği”, aynı zamanda “bütüncül tıp” “fonksiyonel tıp” “tamamlayıcı tıp” sektörlerinin iştahlarını kabarttı. Aslında modern tıp bilimi tekdir, zaten insanı bütüncül olarak değerlendirir ve tek amacı insanı fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak sağlıklı ve tam bir iyilik halinde koruyabilmektir. Hipokrat yemininde en azından canlıya zarar vermemek, hastalık olmadan sağlığın korunması, ticari kaygı öngörülmeden iyilik halinin korunması esastır. Kapitalist toplum ortamında yaşamamız gereği “ticaret esintili modern detoks ya da mineral vitamin omega 3 iklimi” hepimizi sarıp sarmalıyor. Market rafları, e-ticaret internet siteleri, TikTok satış noktaları bunlarla dolup taşıyor ve satış yapabilmek için toplumu korkutmaktan da geri  durmuyorlar. Eczanelerde neredeyse ilaçtan çok bunlar yer alıyor ve inanın bana bu ürünlerin satışı ilaç satışlarından daha çok para kazandırıyor.  

Detoks ürünlerinin kapsamı ne? Sınır yok. Toksin temizleyici diyet hapları, içilerek arıtma sağlayan sıvılar hatta lavman şeklinde barsak temizleyicileri, idrar söktürücüler, güya “karaciğer” korumalı bitki ekstreleri, say say bitmez. Vücuttan atıldığı iddia edilen zehirler arasında toz, polen, küf, bakteri, virüs, parazitler, yabancı otları ve böcek ilaçlarını yok eden kimyasallar, civa, arsenik, kurşun gibi ağır metaller, doymamış yağlar, kafein, alkol, früktoz, nitrojen, karbon dioksid, safra, üre, barsak atıkları, ilaç kalıntıları sayılabilir. Adı geçen ve geçmeyen tüm zehirlerin temizlenmesi sonucu uykunuz, sindiriminiz, odaklanma yetiniz, enerjiniz ve duygudurumunuz tam iyilik haline gelecek. İddia bu.      

Beyonce gibi ünlülerin kullandığı program  “master cleanse” 10 gün süreyle su, limon suyu, akçaağaç şurubu, arnavut biberi karışımını içmeyi gerektiriyor. Pek çok farklı karışımların 3-10 gün süreyle içilmeleri öneriliyor. Bu sıvılar sizin vücudunuzdaki zehirleri temizleyip kendinizi daha zinde ve hafif hissettiriyormuş.  

Tıbbi gerçekler neler?

Metabolizmamız zaten sürekli olarak vücut için yabancı olan maddeleri temizleyerek hücrelerin canlı kalmasını sağlıyor. Bu tamamen doğal bir korunma süreci. Aynen bağışıklık sistemimizin her türlü bakteri, virus, mantar vb. etkenlerle savaşması ve enfeksiyonları engellemesi gibi. Her bir sistemimiz sürekli bu amaçla çaba gösteriyor. Akciğerlerimiz karbondioksidi dışarı attıkça asid baz dengemizi koruyor, barsaklar bakterileri içeren atıkları dışarı atıyor, karaciğerimiz ilaçları, alkolü, metabolik yıkım ürünlerini işleyerek yok ediyor, böbrekler proteinin yıkılması ile açığa çıkan nitrojeni, kandaki üreyi filitreliyor ki kansızlık, hipertansiyon gibi sorunlar olmasın. 

Detoks programlarını aralıklarla 3-10 gün kullanıyorsunuz. Ara boşluklarda toksinleri kim temizliyor? Tabii ki kendi metabolizmamız. Ha devamlı kullanırsanız da bir kaç haftadan sonra enerjisiz kalır, yorgunluk, baş dönmesi ile hastalanır, kilo kaybeder ve sağlığınızdan olursunuz.-* Paradoksik şekilde özellikle yağ dokularında biriken toksinler, zayıflamayla parçalanan yağ dokusu hücrelerinden kan dolaşımınıza geçer. Bitki bazlı detoks sıvıları pastorize olmadıkları için size enfekte edebilir. Kan şekerinizde ani yükselmeler olabilir. Kan sodium potasyum dengeleri bozulur.

Harcadığınız para da cabası. Endüstri, her iki üçtan yani girişten ve çıkıştan yani ağızdan ya da lavman şeklinde aşağıdan verilen sıvıları neredeyse maliyeti bedavaya üretmektedir.

Detokslardan yarar beklemek yerine ne yapalım? Spor yapalım. Stresle başetme yöntemleri geliştirelim. Yeterince ve düzenli uyku ile vücudu dinlendirelim. Sebze ve meyve tüketerek aldığımız antioksidanlarla karaciğerimizi daha etkin çalıştırarark hücrelerimizi zararlı radikallerden koruyalım. Yeterli su tüketerek kan tuz düzeyimizi böbrekleri yormayacak düzeye indirelim. Sigara ile ciğerlerimizi katrana çevirmek yerine derin nefes alma egzersizleri yapalım. İnternetteki bilgi kirliliğine teslim olmayalım. İnternetteki gluten, tohum yağı veya organik olmayan besinlerle ilgili önerilere gözümüzü kulağımızı kapatalım. Olabilecek en büyük toksin kaynağı alkolü sadece sosyal içicilik düzeyine hapsedelim. Plastik içermeyen besin ve sıvı kaplarını önceleyelim. Hava kirliliği olan bölgelerden uzak duralım, en azından hava filtreleri kullanalım. Hepinize detoksuz doğal ve sağlıklı bir yaşam tarzı dilerim. Avuç avuç mineral, vitamin, omega 3 vb gıda destek ürünleri tüketmekten, sektörü zengin etmekten ve bu çöpler için boş yere fakirleşmekten vaz geçin

Prof. Dr. Kutay Biberoğlu

14.03.2026

Ankara 

DETOKS MİNERALLER VİTAMİNLER GEREKLİ Mİ YOKSA KANDIRMACA MI?